|
Esirgeyen ve bağışlayan Yüce Allah’ın bize lütfettiği
nimetlerden biri de Ramazan-ı Şeriftir. Bir kez daha bu mübarek aya
kavuşmayı bizlere nasip ve müyesser kıldığı için O’na şükrediyoruz,
hamt ediyoruz. Ramazan’ı Şerif hakla batılın, hidayetle sapıklığın,
iyilikle kötülüğün birbirinden ayırt edildiği aydır. Çünkü O hidayet
kaynağı olan Kuran’ın indirildiği aydır.
Ramazan’ı Şerif, İslam cemiyetinde sosyal adaletin
tatbik edildiği önemli bir ay kabul edilmiştir. Ramazanda zenginin
karnı fakirin karnından, mahrumun ağzı müreffeh bir hayat sürenin
ağzından farklı değildir. Ramazan ayı, bir yıllık maddi ve manevi
kirlerden, hastalıklardan temizlenebileceğimiz bir aydır. Biz bu ayda
yemek-içmek gibi tabii ve meşru arzularımızla mücadele ederiz ki günah
ve yasak zevklerimizi terk etme iradesini kazanabilelim. Ramazan ayı,
insani duygularımızın kuvvetleneceği, hislerimizin inceleceği,
şuurumuzun derinleşeceği bir terbiye ayıdır.
Allah rızasını elde etmek için, muayyen zamanlarda en
tabii hakkımız olan mubah şeylerden vazgeçip oruç tutarken; yalan
söylemek, iftira etmek, koğuculuk yapmak…suretiyle zaten haram olan
şeylerle orucumuzdan elde edeceğimiz neticeyi hükümsüz bırakmayalım ve
bu manevi kirlerle orucumuzu lekelemeyelim.
Bir Ramazan hutbesinde Peygamberimiz ashabına şöyle
hitap etmiştir: “ Ey insanlar! Büyük ve
mübarek bir ay sizi gölgesi altına almıştır. Bir ay ki içinde bin
aydan daha hayırlı olan bir gece ( Kadir Gecesi ) vardır. Bir ay ki
Allah, gündüz orucunu farz, gece ibadetini ( Teravihi ) sünnet
kılmıştır. Bu ayda bir iyilik yapan, başka zamanlarda bir farzı yerine
getirmiş gibi sevap kazanır. Bu ayda bir farzı yerine getiren kimse de
başka aylarda yetmiş farz eda etmiş gibi olur.”
“Ramazan sabır ayıdır. Sabrın mükafatı ise
cennettir. Ramazan eşitlik ayıdır, mü’minin rızgının çoğalacağı bir
aydır. Kim bu ayda bir oruçluya iftar verirse, bu davranışı
günahlarının affedilmesine, kendisinin cehennemden kurtulmasına vesile
olabilir.”
Ashab-ı Kiram: “ –Ya Resülallah, hepimiz oruçluya iftar
verecek bir şey bulamayız.” Dediler.
Resül-i Ekrem : “ – Allah bu sevabı, oruçluyu, bir
tadımlık süt ,bir hurma tanesi veya bir yudum su ile iftar ettirene de
verir.” Dedi ve şöyle devam etti :
“- Kim bir oruçluyu doyurursa, Allah ona kıyamet
gününde benim kevserimden öyle bir şerbet içirir ki cennete girinceye
kadar susamaz. Ramazan ayı, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da
ateşten kurtulma ayıdır.”
Bir başka hadis-i şeriflerinde de Peygamberimiz bu ayın
önemini şöyle özetlemişlerdir: “- Kim
inanarak ve sevabını Yüce Allah’tan umarak Ramazan’ı ihya ederse,
Allah Teala o kimsenin geçmiş günahlarını bağışlar.”
Bizler de bu şuur ve inanç içerisinde 31 Ağustos pazar
günü akşamından itibaren teravihleri kılmaya, 1 Eylül Pazartesi
gününden itibaren de oruçlarımızı tutmaya başlamış olacağız. Bu
noktada bir hususu hatırlatmadan geçemeyeceğim. Geçen yıl da olduğu
gibi bu Ramazan ayında da Karamürsel ilçemizin merkez Karabali
camiinde hatimle teravih namazı kılınacaktır. Bay-bayan arzu eden tüm
kardeşlerimiz bu manevi iklimden yararlanabileceklerdir.
Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennem
ateşinden kurtuluş ayı olan mübarek Ramazan’ın, milletimiz,
memleketimiz ve tüm insanlık alemi için hayırlara vesile olmasını Yüce
Mevla’dan niyaz ediyorum.
A.Celil
ÇAKAR
Karamürsel Müftüsü |