|
Malum olduğu üzere kurban kelimesi dini
terminolojide kendisiyle Allah’a yaklaşılan şeyi; özel olarak da
Allah’a yakınlık sağlamak, yani ibadet amacıyla belli vakitte belirli
cinsten hayvanları kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade
etmektedir. Hakka yaklaşmanın, Hak yolunda fedakârlıkta bulunmanın
belirtilerinden biri olan kurban ibadetinin sosyal açıda önemi
kuşkusuz çok büyüktür. Fert ve toplum yararını ön planda tutan malî
bir ibadet olan kurban her şeyden önce hem insani ve hem de sosyal bir
fedakârlıktır.
Kurban ibadeti kul ile Allah arasındaki
yakınlığı sağlar. Allah’a yakın olan insanlara da yakın olur. Bu
yakınlık insanın içinde yaşadığı toplumun haklarına saygılı
davranmayı, karşılıklı hakları gözetmeyi ve yardımlaşmayı gerektirir.
Aynı zamanda bu ibadet toplumun fertleri arasındaki dargınlık ve
kırgınlıkların ortadan kalkmasına, sevgi ve saygı çerçevesinde
kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunun kuvvetlenmesine de katkı
sağlar. Çünkü kesilen kurbanın etinden komşular, akrabalar, fakirler
ve muhtaçlar da faydalanırlar. Böylece kurban kesenlerle kesemeyenler
arasında bir yakınlaşma ve samimi bir ilgi ile karşılıklı sevgi ve
saygı oluşuverir. Allah Teâlâ çeşitli hikmetler sebebi ile bütün
insanları maddi ve manevi imkânlar bakımından aynı seviyede
yaratmamıştır. Öyleleri var ki on iki ay gelir geçer de çocuklarına
yedirecek bir parça et bulamazlar. Kurban bayramı bu müslüman
kardeşlerimiz için ne mutlu bir bayram, çoluk çocukları için de ne
sevindirici bir gündür. Ayrıca kurbanların derileri de bağışlanmış
olduğu çeşitli hayır kurumları vasıtasıyla nice dertlere derman
oluyor. Bu gibi durumlar göz önüne getirildiğinde, kurbanın dolaylı
olarak ne gibi yerlere ve ne derece hayrı dokunduğunu daha yakinen
gözlemlemek mümkündür. Dikkat edilirse, bütün bunların sebeplerinde
yardım etmek, korumak, kollamak, güçlendirmek, birilerinin ihtiyacını
karşılamak gibi insani ve sosyal boyutlarının olduğu açıkça
görülmektedir.
İslâm dini, fertler arasında kardeşlik
bağının korunmasından ve bunun güçlü bir şekilde devam ettirilmesinden
bizleri sorumlu tutmuştur. Bu bakımdan kurban kesmek Cenab-ı Hakk’ın
rızasına ermenin, halkın gönlünde yer tutmanın ve sosyal dayanışmayı
sağlamanın önemli bir yoludur. Kur’an-ı Kerim’de de: “ Onların ne
etleri ne kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız
ulaşır.”(1) buyrularak bu gerçek ortaya konmaktadır.
Kurban, zengine Allah’ın rızası uğrunda
malını fakirlerle paylaşmanın, yardımlaşmanın zevk ve alışkanlığını
verirken aynı zamanda onu cimrilik hastalığından, dünya malına aşırı
tutkunluktan kurtarır. Kendisine verdiği nimetlerden dolayı Allah’a
karşı olan şükür borcunu da ifa etmiş olur. Fakiri de, dünya
nimetlerinin yeryüzündeki dağılımı konusunda içine düşmüş olduğu
karamsarlık ve düşmanlık duygularından kurtarır. Kendisini toplumun
bir üyesi olarak hissetmesini sağlar ve onu da Allah’a karşı şükreden
bir kul haline getirir.
Diğer taraftan toplumun tamamını
kucaklayarak potansiyel bir güç kaynağı oluşturan kurban; toplumda
ekonomik anlamda bir canlılığın oluşmasını da sağlar. Örneğin,
besiciliği teşvik eder, işsizlere iş sahası açar, pazarlara
hareketlilik getirir, kurban satan fakirlerin ve orta hallilerin
ekonomik durumlarının iyileşmesine neden olur. Kısaca kurban
ibadetinin ifası sayesinde, kurbanlık hayvanları yetiştirenler,
alanlar, satanlar, nakliyesini ve kesim işini yapanlar, derisini alıp
satanlar, kasaplar, yem tüccarları ve benzeri birçok insan bu vesile
ile para kazanarak geçimini temin etme imkânı bulmaktadır.
Yüce Allah’a karşı engin bir ibadet
duygusunu bizlere kazandıran, fert ve toplum hayatı açısından da çok
çeşitli işlevleri olan kurban ibadeti, kendisinden hedeflenen insani
ve sosyal manalar özümsenerek ifa edilmelidir ki; arzu edilen
kardeşlik toplumu oluşabilsin. Bu güzel duygularla Rabbimizden
yaptığımız ve yapacağımız ibadetlerimizin kabul olunmasını niyaz
ederken, idrak etmekle şeref yâd olacağımız haklımızın mübarek kurban
bayramlarını da en içten duygularımla kutlar Ülkemiz, Milletimiz,
Memleketimiz ve tüm insanlık âlemi için hayırlara vesile olmasını Yüce
Mevlâ’dan niyaz ederim.
A.Celil ÇAKAR
Karamürsel Müftüsü
1- Hac 22/37
|