|
Hakka yaklaşmanın, hak yolunda fedakârlıkta bulunmanın belirtilerinden
biri kurban kesmektir. Yüce Allah çeşitli hikmetler sebebi ile bütün
insanları maddi ve manevi imkânlar bakımından aynı seviyede
yaratmamıştır. Öyleleri var ki on iki ay gelir geçer de çocuklarına
yedirecek bir parça et bulamazlar. Kurban Bayramı bu müslüman
kardeşlerimiz için ne mutlu bir bayram, çoluk çocukları için de ne
sevindirici bir gündür!..
Dini manada kurban, hususi bir hayvanı, hususi bir vakitte ibadet
niyeti ile kesmektir. Kurban kesmek hür, buluğ çağına ermiş, akıl
sahibi, mukim ve gücü yeten yani asli ihtiyaçlarından ve borcundan
başka 81 gr. Altın veya bunun değerinden daha fazla miktarda para veya
mala sahip olan kimselere Hanefi mezhebine göre vaciptir.
Kurbanın meşru kılınmasındaki hikmet ise sayısız nimetlerine karşı
Allah’a şükretmek ve günahlarının bağışlanmasını dilemektir. Kurban
kesme vakti Kurban Bayramının birinci günü bayram namazının edasından
sonra başlar ve üçüncü günü güneşin batmasından az öncesine kadar
devam eder.
Kurban kesilecek hayvanın türüne gelince; Kurban, yalnız koyun, keçi,
sığır ve deve hayvanlarından kesilir. Mandalar da sığır cinsinden
sayılır. Bunların erkekleri ile dişileri aynıdır. Tavuk, horoz, kaz
gibi ehli hayvanlar ile yaban öküzü, geyik ve buna benzer etleri yenen
vahşi hayvanlar da kurban olamaz.
Kurbanlık hayvanlardan koyun ile keçi ya birer yaşını bitirmiş
bulunmalı veya koyunlar yedi-sekiz aylık olduğu halde birer yaşında
imiş gibi gösterişli olmalıdır. Sığır en az iki yaşını, deve de beş
yaşını bitirmiş bulunmalıdır.
Bir koyun veya keçi yalnız bir kişi namına kurban olabilir. Bir deve
veya bir sığır ise bir kişiden yedi kişiye kadar kurban olabilir.
Ortaklar kesilen kurbandan hisselerini ayırmak isterlerse tartı ile
ayırırlar, götürü sureti ile ayıramazlar.
Kurbanlık hayvanlarda aşağıda sayacağımız özürlerden herhangi birinin
bulunması halinde bu hayvanların kurban kesilmeleri caiz olmaz. İki
gözü veya bir gözü kör olan, dişlerinin çoğu düşmüş olan, kulakları
kesilmiş olan, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırılmış olan,
kulağının veya kuyruğunun yarısından fazlası kopmuş bulunan,
memelerinin başları kopmuş olan, kulakları veya kuyruğu doğuştan
bulunmayan bir hayvan kurban olamaz. Ayrıca, kemikleri içinde iliği
kalmamış derecede aşırı zayıf olan, aksak ayağını yere basıp
kesileceği yere kadar gidemeyecek halde topal olan veya aşikâr bir
halde hasta bulunan bir hayvan da kurban olamaz.
Ancak, kurbanlık hayvanın şaşı, topal, uyuzlu olmasında, doğuştan
boynuzlu veya boynuzsuz olmasında, boynuzunun birazı kırık
bulunmasında ve kulaklarının delinmiş veya enine yarılmış olmasında,
kulaklarının uçlarından kesilip sarkık bir halde bulunmasında,
dişlerinin azı düşmüş olmasında, tenasül uzvu bulunmayıp burma bir
halde yaşamasında bir sakınca yoktur. Bu ölçüdeki özürler kurban
olmasına mani değildir.
Etlerine gelince, adak kurbanları dışında kesilen kurbanın etini
sahipleri yiyebilir. Ancak faziletli olanı ise kurban etlerinin üçte
birini kendisinin yemesi, üçte birini zengin olsalar dahi komşu ve
dostlarına hediye etmesi ve üçte birini de fakirlere tasadduk
etmesidir. Dileyen tamamını da tasadduk edebilir. Kurbanın derisi de
tasadduk edilir veya ondan seccade veya sofra gibi evde kullanılacak
bir şey yapılabilir.
Konumuzu el-Hac suresinin 37. ayet’i celilesinde Rabbimizin kurban
hakkındaki şu güzel sözleri ile noktalayalım:
“ Kurbanların etleri
de, kanları da hiçbir zaman Allah’a erişmez. Allah’a erişen sizin
takvanız, gönüldeki dindarlığınızdır.”
Rabbimizden yaptığımız ve yapacağımız ibadetlerimizin kabul olunmasını
niyaz ederken, idrak etmekle şeref yâd olduğumuz halkımızın mübarek
Kurban Bayramlarını en içten duygularımla kutlar Ülkemiz, Milletimiz,
Memleketimiz ve tüm insanlık âlemi için hayırlara vesile olmasını Yüce
Mevla’dan niyaz ederim.
A.Celil
ÇAKAR
Karamürsel Müftüsü
|