|
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi emekli öğretim üyesi sayın
yrd. Doc.dr. Emin IŞIK hocanın Karamürsel müftülüğü tarafından
organize edilen kutlu doğum haftası etkinlikleri çerçevesinde vermiş
olduğu konferansın konuşma özeti şöyledir:
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bu gecenin hayırlı ve uğurlu olmasını
diliyorum. Dünyanın en büyük dinine sahibiz. En şanlı tarihine
sahibiz. Dünyanın en güzel vatanı üzerindeyiz. Üçü de büyük birer
nimettir. Şükrü eda edilmesi gerekir. Bu üç nimet bize sorumluluklar
yüklemektedir. O zaman şöyle diyeceğiz: “Ey Allah’ım bizi kendine
layık kul eyle, habibine layık ümmet eyle, ecdadına layık bir evlat
eyle.”
Şanlı
bir tarih demek o şanlı tarihe uygun bir evlat olmayı gerektirir.
Asalet insanı asil davranmaya mecbur eder. Asil bir ecdatla övünmek
kolaydır. Ancak o asalete uygun davranmak gerek. Bir daha da böyle bir
nesil gelmez.
Bir insana sınırlı imkânlar verildiği halde o sınırlı imkânlarla büyük
sonuçlar elde etmek yalnız peygamberimize mahsustur. Babasını hiç
görmedi, yetim olarak dünyaya geldi. Ailesi fakirdi. İbrahim (as)’ın
soyundan şerefli bir aileden geldi. Mekke’de Hz. İbrahim’den kalan
hanif dini az da olsa vardı. Mesela kurban devam ediyordu.
Arap yarım adasında aşiretler vardı ama millet yoktu. Aşiretler ise
birbirlerine kan bağı ile bağlıydılar. İşte İslam aşiretleri millet
yaptı. Millet’te kutsal değerler vardır. Hala millet olamamanın
sıkıntısını yaşıyoruz. Millet olmayı hala başaramadık. Kan davaları
hala sürüyor. Milliyetçiliği ırkçılık olarak anlamışız. M. Akif “bir
zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz ki gelmişiz dünyaya
milliyet öğretmişiz” demiştir. Biz millet iken Avrupalılar kavimcilik
savaşı yapıyorlardı. Şimdi onlar AB ile millet olmaya çabalıyorlar.
Şuanda ki İslam âlemi hemen hemen hepsi birbiriyle problemli
durumdadır. Şu anda bizi birbirimize bağlayan en büyük değer
Allah’tır, kur’andır, ezandır, bayraktır, Hz. Muhammed’dir, Kelime-i
Şahadet’tir. Bunları da kaybedersek daha kötü duruma düşeriz.
Osmanlının otuzda birine sahibiz. Onu da dost bildiklerimiz parçalamak
istiyorlar. Elimizde bir Anadolu var. Ona sahip çıkmalıyız. Bunu da
yaşatamazsak millet olarak yok oluruz. Osmanlı tarihini en iyi bilen
ve onun üzerinde en çok çalışan şairimiz Yahya KEMAL’dir. O
vasiyetinde şöyle der: “ Biz bu büyük Osmanlı Devletini kaybettik. Bin
bir zahmetle kurduğumuz bu Cumhuriyete sahip çıkmamız ve bu aziz
vatanın kıymetini bilmemiz lazım.”
Hz
Muhammed 23 sene peygamberlik yaptı. Neden 23 sene? Vahiy inmeye
başladığında doğan çocuk sıfır yaşında, Hz. Peygamber vefat ettiğinde
aynı çocuk 23 yaşındaydı. Peygamberliğin 23 yıllık süresi bir neslin
eğitim süresidir. Hangi meslek olursa olsun 23 yaşında eğitim süresi
bitmiştir. 13 yıllık Mekke döneminde şirki kazımakla uğraştı. İman
problemini halletmeden ibadet problemini halledemezsiniz. Mekke
döneminde yalnız namaz Miraç gecesinde farz kılındı o da Mekke
döneminin son senesinde. Medine’ye geldiği hafta Cuma namazı
kılınıyor. Millet olmaya bir adım atılıyor. Birlikte cemaatle namaz
kılınıyor. Cuma namazı kavimlerin namazıdır. Kişilerin namazı
değildir. Hac’da kavimlerin ve kardeşliğin bir ibadetidir.
Hz.
Peygamber Arapları aşiretten kurtarmak için ve millet yapmak için
neler yaptı: evvela kadına haklarını tanıdı. Yani işe aileden başladı.
Aileyi sağlam temel üzerine oturtmadan milleti kuramazsınız. Bunun
için nikâhı esas getirtti. Nikâhsız birleşmeleri saf dışı etti.
İngiliz şarkiyatçı ve Mevlana hayranı Nicolsen diyor ki “bu günkü
Avrupa Hz. peygamberi anlayacak ve idrak edecek seviyede değildir.”
Onlar bizden ahlak alsınlar. Çünkü Avrupa yıkılmıştır. Avrupa’da aile
yok olmuştur. Ailenin olmadığı yerde millet ayakta duramaz. Avrupa
kadını meta olarak kullanmaktadır. Oysa İslam cennetin bile anaların
ayağı altında olduğunu söylemektedir. İslam kadını ailenin ikinci
temel direği olarak kabul eder. İkinci bir husus asalet unvanlarını
kaldırdı. Mekke aristokrasisini Hz. Peygamber alt-üst etti bütün
insanları eşit saydı. Biz birbirimizi sevelim ve sayalım. Sevgi ve
saygı derken benim saygı duyduğum Allah’a, kur’an’a, ezana,
Mevlana’ya, Yunus’a, sende benim gibi saygı duyarsan o zaman biz
kardeşiz. Neden namazda kıbleye dönülür? Çünkü Müslümanlar hedef
birliği yaparlar. Halkın inandığı değerlere sahip olmak millet olmak
demektir. Üçüncüsü köleliği kaldırdı ve kölelere hak getirdi.
Motkameri “Hz. Zeynep’in Hz. zeyd’le evlenmesi Mekke’nin en asil
ailesinin kızını kendi kölesiyle evlendirdi ve Mekke aristokrasisini
bir daha tepe taklak ederek köle durumundaki Hz. Zeyd’in boşanmış
eşini devlet başkanı ile nikâhlamak suretiyle bir daha alt-üst etti.”
Demiştir.
Medine’de hangi çocuğa sorarsanız sorun en çok peygamberi seviyor. Ve
peygamber tarafından en çok kendisinin sevildiğini söylerdi. Hz.
Peygamber çocuklara selam verir, onların başlarını okşardı. Hastaları
tek tek ziyaret ederdi. Gece Medine’de nahoş olay var mıdır diye gece
gezerdi. Medine mutabakatı yapmıştır. Yahudilerle olan vatandaşlık
anlaşmasında onlar Hz. Musa ile hangi maddelerde anlaştılarsa Hz.
Peygamberle de aynı maddelerde anlaştı. Hz. Peygamber kendisiyle,
çevresiyle, kendisine inananlarla ve inanmayanlarla barışıktır.
Âlemlere rahmet demek budur. Hz. Peygamberi bir kandil olarak düşünün.
Etrafında 4 tane renkli cam vardır. Onlar Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz.
Osman, Hz. Ali’dir. Hz. Peygamberin nuru onlara, onlardan da her
birinden ayrı ayrı güzellik çıkmaktadır.
1938
yılının ekim ayının son haftasında Cumhuriyet Bayramı hazırlıkları
devam ederken Mustafa Kemal hastadır. Herkes kutlamalara katılıp
katılmayacağını ve 10. yıl Nutkundan sonra 15. yılda neler
söyleyeceğini merak ederken bir gazeteci Paşaya sadece bir soru
sormak için izin alır ve Atatürk’le röportajında: “ Türkiye
Cumhuriyeti Cumhur Reisi olarak İslâm dünyasına ne tavsiye edersiniz?
Diye sorduğun da “İslam âlemi peygamberini anladığı gün kurtulur”
demiştir. Peygamberi anlamak ise O Yüce insanın dünyaya ne amaçla
gönderildiğini idrak etmekten geçer. Atatürk’ün de dediği gibi, millet
olup feraha ermenin yolu Peygamberin izinden gitmektedir.
Bir başka husus şudur: Dini büyüklerimizle milli kahramanları kavga
ettirmeyelim. Hem dini hem de milli kahramanlara muhtacız. Peygamberi
anlamak peygamberin hangi fonksiyonlar için geldiğini, hangi işler
için gönderildiğini bilmemiz gerekir. Değerli hocamız Hz. Peygamberle
ilgili yazılmış naat ve şiirleri okuyarak konuşmasını güzel dileklerle
bitirmiştir.
Yrd. Doç. Dr. Emin IŞIK
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Emekli
Öğretim
Üyesi
|