|
Ekim ayının ilk haftası Camiler
Haftasıdır. Ancak 2008 yılı Ramazan bayramı tatili ile aynı ana denk
gelmiş olması vesilesi ile bu yıl camiler haftası 13-19 Ekim tarihleri
arasında kutlanacaktır. Camiler müminlerin hayatlarının ayrılmaz bir
parçasıdır. Camiler müminlerin yaptıkları ibadetlerden feyiz
aldıkları yerlerdir. Camiler müminlerin ibadet ve kulluk ocağıdır.
Cami ve mescitler iç ve dış görünüşleri ile insanlık âleminin gözünü
ve gönlünü süslerler. Onların içine girenler kalplerindeki kasvetin
gittiğini, onun yerini manevi bir hazzın kapladığını hemen
hissederler.
Zira insanoğlu yaratıldığı günden beri
inanma ihtiyacını hep hisseder olmuştur. Onun hissetmiş olduğu bu
inanma ihtiyacı bir takım insanlarda hak yolda tecelli etmiş, bir
takım insanlarda da batıl istikamette devam ede gelmiştir. Gerek
hakkın taraftarları ve gerekse batılın taraftarları inançlarının
gereği olan ibadethanelerini inşa ede gelmişlerdir. Örneğin: ateşe
tapan Mecusiler ateşgedelerini, puta tapan putperestler puthanelerini,
Yahudiler havralarını, Hıristiyanlar kiliselerini yapa geldikleri gibi
Hakka inanan Müslümanlar da ilk insan ve ilk Peygamber Hz.
Adem(a.s)den beri cami ve mescitlerini yapa gelmişlerdir. Allah
yolunda ilk inşa edilen mabet Kâbedir. Onun da ilk bânisi Hz.
Adem(a.s)dir.
Tarihe bir göz atıldığında görülmektedir
ki; Müslümanlar nereye göç etmiş veya nereye mesken kurmuşlarsa her
türlü ihtiyaçlarının önünde ilk olarak cami ve mescitlerini inşa
etmeyi daha elzem görmüşlerdir. Bunun en güzel örneğini
Peygamberimizin Mekkeden Medineye hicreti esnasında görmekteyiz. Bu
hicret esnasında Peygamberimiz Medineye yedi kilometre mesafedeki
Kuba köyünde iki haftalık bir dinlenme molası vermişlerdir. Bu kısa
süre içerisinde Kuranda övgüyle methedilen Kuba mescidi inşa edilmiş
ve Medineye gelişte de hemen ilk iş olarak Mescidi Nebevinin
inşasına başlanmıştır. Bu her iki mescidin yapımında Peygamberimiz de
bizzat fiilen çalışmışlardır. Bundan sonra da tarih boyunca
Müslümanlar mescit ve camilerin inşası konusunda birbirleriyle adeta
yarışmışlardır. Müslümanlardaki cami inşa sanatı Emevi ve Abbasi
dönemlerinde gelişmiş, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise bu sanat
zirveye ulaşmıştır.
Camilerin yapım ve onarımıyla
ilgilenenlerden Kuran övgüyle söz eder ve onların gerçek hidayet ehli
olduğuna işaretle şöyle buyurulur: Allahın mescitlerini ancak,
Allaha ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı
veren ve Allahtan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte
doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.(1)
Atalarımız asırlar önce Kuranın ifade
ettiği bu yüksek iman aşkıyla inşa etmiş oldukları camiler bugün
dimdik ayakta durmaktadırlar. Elhamdülillah, bugün de o ecdadın
torunları aynı şuur ve imanla onların yaptıklarına benzer mabetler
inşa etmeye devam etmektedirler ve kıyamete kadar da devam
edeceklerdir. Camilerin imarına katkıda bulunanları Peygamberimiz de
şöyle müjdelemektedir: Kim Allah rızası için bir mescit inşa eder
veya yapımına katkıda bulunursa Allahta onun için cennette bir köşk
inşa eder.
Toplu ibadet yerleri olan camilerimizin
temizlik ve bakımı öteden beri cami cemaati ve görevliler tarafından
bir ibadet şevki ile yapıla gelmektedir. Camilerin ve çevresinin yılda
hiç olmazsa bir defa umumi bakım ve temizliğini yapmak, camilerimizin
dini bütünlük ile milli birlik ve beraberliğimize katkıda
bulunmalarını sağlamak amacı ile her yıl ekim ayının ilk haftası
Diyanet İşleri Başkanlığımızca Camiler Haftası olarak kabul
edilmiştir. Bu vesileyle halkın, mahalli vakıf ve derneklerin de
katkılarıyla camilerimizin umumi bakım, onarım ve temizliklerinin
yapılması için müftülüğümüzce bir kampanya başlatılmıştır. Bu kampanya
sayesinde tüm camilerimizin genel temizlik ve bakımlarının yapılması
sağlanmış olacaktır. Camiler haftasının hayırlara vesile olmasını
dilerken bu hizmetlerde emeği geçen tüm halkımıza şükranlarımızı
sunuyorum.
------------------
1-Tevbe,9/18
A.Celil ÇAKAR
Karamürsel Müftüsü |