BERAT KANDİLİ MESAJI 16 Ağustos  2008 (Cumartesi)

 

Müslümanlar arasında üç aylar diye anılan rahmeti, mağfireti ve bereketi bol olan mübarek zaman diliminin içinde bulunmaktayız. Ramazan’ın müjdecisi olan kandilleri bir bir idrak ediyoruz. Şerefyâd olup ihya etmeye çalıştığımız Regâib ve Mirac kandillerinden sonra nasip olursa 16 Ağustos Cumartesi gününü Pazar gününe bağlayan gece berat kandili ile müşerref olacağız.

Bu mübarek gecenin adı olan Berat; borçtan, suç ve cezadan kurtulmak manasında olan Beraat kelimesinin kısaltılmış şeklidir. Şaban ayının 15. gecesine tekabül eden bu kandil gecesinde Müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umularak bu geceye Berat gecesi denmiştir. Evet, bu gece mağfiret gecesidir. Nitekim Resûl-i Ekrem efendimiz bu geceyi Hz.Aişe validemize tanıtırken şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “ Allah Teâla rahmetiyle Şaban’ın on beşinci gecesi dünya semasına tecelli eder ve Beni Kelp kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar. ( Bu ifade Allah’ın mağfiretinin bu gecede ne kadar büyük olduğunu vurgulamaktadır.)” (Tirmizi savm 39)

Görülüyor ki Allah’u Teâla bu gecede kullarından kendisine yönelenleri ve kendisinden bağışlanmayı isteyenleri affına mazhar buyurmaktadır. Yeter ki mü’min tam bir gönül bağlantısı ile O’na yönelmiş olsun. Peygamberimiz bu mübarek geceyi ibadetle geçirmiş ve kıldığı namazın secdesinde şöyle dua etmiştir: “ Allah’ım azabından affına, gazabından rızana sığınıyor, senden, yine sana iltica ediyorum. Sana gereği gibi hamt etmekten acizim.”

Biz Müslümanlar için çok feyizli olan bu geceyi uyanık bir halde geçirmemizi Peygamber Efendimiz bize tavsiye etmekte ve şöyle buyurmaktadır: “ Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman o gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah Teâla o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar buyurur ki: Yok mu benden af isteyen, onu affedeyim. Yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim. Yok mu bir dert ve musibete uğrayan ona afiyet vereyim. Daha ne gibi dilekleri olanlar varsa istesinler vereyim.” ( İbn-i Mace, ikame 191)

Şüphesiz ki, bütün bu müjdeleri duyduktan sonra böyle bir kurtuluş gecesini gaflette geçirmek imanlı gönüller için büyük bir kayıptır.

O halde bizler de, böyle kutsi bir gecenin fazilet ve bereketinden istifade etmek için uyanık bir kalple Yüce Allah’ımıza dua ve niyazda bulunalım. Günahlarımızdan tövbe ve istiğfar edelim. Bir yıl boyunca yaptığımız işlerin vicdani muhasebesini yapalım ve yanlış hareketlerimizi düzeltmeye çalışalım. Allah’ın bizlere vermiş olduğu bunca nimetlere şükredelim. Yoksul ve kimsesizlere yardım elini uzatalım. Dargınlarımız varsa barıştıralım. Söz ve hareketlerimizle çoluk çocuğumuza güzel bir örnek olalım. Bu gece de bol bol Kur’an-ı Kerim okuyalım. En az bir günlük kaza namazı kılalım. Ölü ve şehitlerimizi rahmet ve hayırla analım.

Bu mübarek gecenin vatanımız, milletimiz, memleketimiz ve tüm insanlık âlemi için hayırlara vesile olmasını Yüce Mevlâ’dan niyaz eder, başta bölge halkımız olmak üzere tüm İslâm âleminin mübarek Berat Kandillerini en içten duygularımla kutlarım.

A.Celil ÇAKAR

Karamürsel Müftüsü