T.C.
BAŞBAKANLIK
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
29.12.2008
BASIN AÇIKLAMASI
2008 yılının son haftasında Filistin topraklarında yaşanan acı ve
şiddet, Filistin’in Gazze şehrine düzenlenen hava ve füze
saldırısının ortaya çıkardığı elem verici sonuçlar ile ilgili olarak
Başkanlığımızca aşağıdaki değerlendirmenin yapılmasına lüzum
görülmüştür.
İnsanlık olarak son yüzyılda dünyada meydana gelen olaylara ibretle
eğildiğimizde, sorumsuzca davranan yetkililerin, çatışma yanlısı
odakların, kendi çıkarları uğruna ötekinin hayatını hiçe sayan ve
dünyayı kan gölüne çevirmekten çekinmeyen ihtiras sahiplerinin
ürettiği şiddet ve savaşların, karşı şiddetleri nasıl beslediğini,
kalplerde kin ve nefreti nasıl derinleştirdiğini ve bütün dünyayı
müteselsil bir savaş, şiddet ve kaos ortamına nasıl sürüklediğini
üzülerek görmekteyiz. Özellikle son yüzyılda, gelişmiş ülkeler
açısından stratejik önem taşıyan Ortadoğu ve İslam dünyasında,
müdahalelerin, işgallerin, şiddetin, hak ihlallerinin bu coğrafyanın
ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal diğer faktörleriyle
birleştiğinde insanlarında kin, nefret, intikam ve düşmanlık
duygularını nasıl kökleştirdiğini ve toplumsal hayat ve sağduyuyu
nasıl altüst ettiğini bütün dünya kamuoyu görmektedir.
Gazze’ye yapılan, aralarında yaşlı, hasta, çocuk ve kadınların da
bulunduğu yüzlerce insanın ölümüne, yaralanmasına, ev ve işyerinin
yerle bir olmasına sebep olan bu çirkin saldırı, hangi din ve
inançtan olursa olsun, sağduyu ve vicdan sahibi herkese insanlık
adına ağır bir mahcubiyet yaşatmıştır.
Herkesin gözü önünde cereyan eden ve amacı da herkesçe bilinen bu
olayların “din ve medeniyet çatışması” olarak sunulmasını, bir
tespit veya öngörü olarak değil, barışı katleden gerçek failleri göz
ardı ettirmeyi ve çatışmayı daha geniş bir zemine yaymayı hedef alan
stratejik bir eylem planı olarak değerlendirmek gerekir.
Tekrar vurgulamak gerekir ki, bunu bir din ve medeniyet savaşı
olarak, hatta savaş olarak nitelemek gerçeği görmemek olur. Bu ve
benzeri olaylar, bütün dinlerin gayrı ahlaki olarak kabul ettiği
kirli bir güç gösterisidir. Tarihte iktidarını güç gösterisi ve
ayrımcılık olarak sergileyenlerden çok çekmiş olan bir ulusun,
tarihin değişik dönemlerinde zulme, şiddete ve ayrımcılığa maruz
kalanların bugün eline güç geçirdiğinde veya güç odaklarının
desteğini aldığında benzeri acıları başkalarına yaşatıyor olmasını
bütün dünya ibretle izlemektedir. Bu son gelişme, aynı zamanda
yıllardır barış için sarf edilen çok yönlü çabalara indirilmiş ciddi
bir darbe olup, bütün bölgenin istikrarsızlığını perçinlemekten,
toplumlara, nesiller boyu sürecek kin, öfke, nefret ve şiddet
yüklemekten başka bir işe yaramayacaktır.
Bize emanet olarak verilmiş bir dünyayı fesat ve tuğyanla, isyan ve
zorbalıkla yaşanılamaz hale getirmek sadece insanlığa karşı suç
değil, ilahi vahiyden ve rahmet elçisi bütün peygamberlerden de
nasipsizliktir. Kimden gelirse gelsin her türlü haksızlığa karşı
çıkmak, dini, dili, ırkı ve cinsiyeti ne olursa olsun mazlumun
yanında olmak, semavi dinlerin ve kutsal kitapların ortak
çağrısıdır. Bunun için de, bugün bütün dini kurum ve liderlerin bir
sınavla karşı karşıya olduğunu, bu trajik gelişmeleri kınamalarının
yeterli olmayacağını, şiddet, zulüm ve fesadın önlenmesi, huzur ve
barışın tesisi için hem kendi ülkelerinde hem de dünya kamuoyuna
yönelik olarak seslerini yükseltmelerinin ve insani duyarlılığı
geliştirmelerinin sadece dini değil insani ve ahlaki bir vazife
haline de geldiğini ifade etmek isteriz.
Filistin’de yaşanan insanlık dramına seyirci kalmayıp sorumluları
teşhis etmek, kınamak, hasta ve yaralılara yardım elini uzatmak
insani bir ödevdir. Ancak, kayda değer bir ekonomik güce ve
uluslararası etkinliğe sahip İslam ülkeleri de dahil, dünya
uluslarının ve sorumlu devlet adamlarının asıl görevi, savaşı,
şiddeti ve orantısız güç kullanımını önlemek, bunu önleyecek uluslar
arası mekanizmaları çalıştırmak olmalıdır.
Masum sivillerin ölümüne yol açan, semavi dinlerin ortak öğretisine,
insanlık değerlerine, uluslararası hukuka ve sivillerin hedef
alınmasını suç sayan bütün anlaşmalara aykırı olan bu tür
saldırıların ve şiddetin bir an evvel sona erdirilmesini, hür ve
medeni dünyanın bu vahim gelişmeler karşısında tavır almasını
bekliyor, insani yardımların etkin biçimde bölgeye ulaştırılması
konusunda geç kalınmamasını diliyoruz.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
|
|
|
|